Ulkudas.Blogspot.Com ile Yayındayız!

10 03 2008

Değerli okuyucularımız!

Türkiye’den Bir wordpress üyesi bir bloga hukuki nedenlerle koyulan erişim yasağı nedeniyle bizim de sitemiz bu yasaktan etkilendi. Yayın hayatımıza ulkudas.blogspot.com adresli sayfadan devam etme kararı aldık.

Ulkudas.Blogspot.Com

İlgilenen herkese duyurulur.

Ne Mutlu Türküm Diyene!





Türban Eylemcilerine Ne Oldu?

15 08 2007

MHP iktidarında üniversite ve cami önlerinde her gün başörtüsü için kendini zincirleyenler AKP döneminde kayboldular

Bu eylemciler nerede

5 yıldan bu yana ”AKP türban sorununu çözecek” diye bekleyenlerin hayal kırıklığı sürerken eylemcilerin hiç ses çıkarmamaları dikkat çekiyor

1999′da MHP’yi eleştirenler şimdi kendi uygulamalarına ”kulp” arıyorlar. DSP-MHP-ANAP 3′lü Koalisyon Hükümeti döneminde ”Cumartesi anneleri” vardı. Kendini zincire vuran türbanlı kızlarımız vardı. Eylem yapan ana babalar vardı. ”Recep Tayyip Erdoğan hükümeti türban sorununu çözmemesine, devamlı oyalamasına rağmen neden ses çıkarılmıyor”un cevabı aranıyor.
AKP ve başını açarak Meclis’e giren milletvekili Gülşen Orhan ise savunmaya geçti. ”Orhan ”Taktığım türban” değildi” açıklaması yaptı. Eski MHP Milletvekili Nesrin Ünal’ın 1999 seçimleri sonrası Meclis’e girerken başını açmasını, ‘MHP türban sorununu milletvekilinin başını açarak çözdü’ diyenlere ise halk soruyor:Nesrin Ünal’ın başörtüsü ile Gülşen Orhan’ın başörtüsü arasında ne fark var?
Devleti AİHM’e şikayet edenler
Devletin başına gelmek istiyor

BAŞÖRTÜSÜ sorununu çözme beklentileriyle iktidara gelen AKP, geçen sürede çözüme en küçük bir katkıda bulunmadı. Bu da yetmedi, Ankara Üniversitesi DTCF’de Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü kazanmasına rağmen başörtülü fotoğrafı nedeniyle kayıt yaptıramayan Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrunnisa Gül de , eşinin konumunu ve davanın siyasallaştırılmasını gerekçe göstererek AİHM’e açtığı davadan vazgeçti. Devleti Avrupa’ya şikayet eden zihniyet şimdi devletin başına gelmek istiyor.

2002 seçimleri öncesi ”Türban namusumuzdur” diyerek 2 dönem iktidara gelenler sorunu yeni milletvekillerinin başını açtırarak çözdüler. Şimdi ise savunmaya geçtiler. AKP’nin türbanlı milletvekili Gülşen Orhan, başını açmasını, ”Taktığım türban” değildi” açıklaması yaptı.

Eski MHP Milletvekili Nesrin Ünal’ın 1999 seçimleri sonrası Meclis’e girerken başını açmasını, ‘MHP türban sorununu milletvekilinin başını açarak çözdü’ diyenler şimdi ve vekilleri savunmaya geçti. Şimdi ise şu soru soruluyor :Nesrin Ünal’ın başörtüsü ile Gülşen Orhan’ın başörtüsü arasında ne fark var? MHP’yi hedef alan karalama kampanyaları yapan Vakit, Yeni Şafak, Star, Bugün, Zaman ve Türkiye gazeteleri ise bu konuyu gündemlerinden düşürdü.

EYLEM YAPANLAR NERDE?

1999′da MHP’yi eleştirenler şimdi kendi uygulamalarına ”kulp” arıyorlar.3′lü Koalisyon hükümeti döneminde ”Cumartesi anneleri” vardı. Kendini zincire vuran türbanlı kızlarımız vardı. Eylem yapan ana babalar vardı. Recep Tayyip Erdoğan hükümeti türban sorununu çözmemesine rağmen hiç ses çıkarılmamasına dikkat çekiliyor.

(Alıntıdır)





MIRAC KANDILI

10 08 2007

 

MIRAC KANDILINIZI KUTLAR, BU GECENIN TUM ISLAM ALEMINE HAYIRLARA VESILE OLMASINI YUCE ALLAH’TAN NIYAZ EDERIZ. 





Din dersi ’seçmeli’ Tartışması

8 08 2007

AKP’nin üzerinde çalıştığı yeni sivil Anayasa taslağında, okullarda din dersinin zorunlu olmaktan çıkarılıp, seçmeli olması gündemde.
AKP’nin üzerinde çalıştığı yeni sivil Anayasa taslağında, okullarda din dersinin zorunlu olmaktan çıkarılıp, seçmeli hale getirilmesinin tartışıldığı ortaya çıktı.

Akademisyen Anayasa hukukçularının hazırladığı taslakta, bu yönde seçenekli bir düzenleme öngörüldü. Mevcut uygulamanın sürdürülmesinin yanı sıra din dersinin, içeriği de zenginleştirilerek seçmeli hale getirilmesi üzerinde duruluyor. Bu konuda son kararı Başbakan Tayyip Erdoğan ve AKP yöneticileri verecek. Anayasa’dan Atatürkçülüğün çıkarılması önerisiyle tartışma yaratan AKP’nin Mersin Milletvekili Zafer Üskül de, din dersinin zorunlu olmaktan çıkarılmasını savunuyor. Üskül, TÜSİAD’ın Demokratikleşme Raporu’nda, din eğitiminin zorunlu olmaktan çıkarılması ve liselerde normal ders saatlerinin dışında, velilerin isteğiyle din dersi okutulmasını sağlamak üzere, nota ve sınava tabi olmayan din dersi konulması gerektiğini savunmuştu.





Devlet Bahçeli’den Seçimi Sonucu Hakkında Açıklama

23 07 2007

Genel Başkanımız Sayın Dr. Devlet Bahçeli’nin
22 Temmuz 2007 23. Dönem Milletvekili Genel Seçimi Sonucu Hakkında
Yaptığı Yazılı Basın Açıklaması

22 Temmuz 2007

 

22 Temmuz 2007 seçimlerinin kesin olamayan sonuçları büyük ölçüde ortaya çıkmıştır.

Bazı münferit olaylar dışında seçimlerin huzur, emniyet ve demokratik bir rekabet ortamında gerçekleştirilmesi sevindiricidir.

Başta Yüksek Seçim Kurulu olmak üzere bu ortamın hazırlanmasında emeği geçen bütün kamu görevlilerine şükranlarımızı sunuyoruz.

Türk milleti bu seçimlerde Adalet ve Kalkınma Partisine ikinci kez tek başına iktidar imkânı vermiştir.

Aziz milletimizin bu iradesine saygı duymak gerekir.

Seçim sonuçlarının bu şekilde ortaya çıkmasında etkili olan unsurların, siyaset kurumumuz ve alanlarında ihtisas sahibi uzmanlar tarafından çok yönlü bir tahlil ve değerlendirmesinin yapılması, demokrasimizin geleceği açısından yararlı olacaktır.

Milliyetçi Hareket Partisi, AKP’nin iktidarda bulunduğu 1707 günlük süre içinde her alanda yaptığı derin tahribat karşısında, bunu gidermek ve Türkiye’yi ayağa kaldırmak için tek başına iktidar hedefi doğrultusunda faaliyet göstermiştir.

Ancak, aziz milletimiz bizlere muhalefet görevi yüklemiştir.

23. Dönem TBMM’nin yeni siyasi yapısı içinde MHP’ye önemli görevler düştüğü anlaşılmaktadır.

Milliyetçi Hareket, bunu üstün bir görev ve sorumluluk anlayışı içinde hakkıyla yerine getirmeye çalışacaktır.

Milliyetçi Hareket Partisi bundan sonra da aziz milletimizin emrinde ve hizmetinde olacaktır.

22 Temmuz seçimlerinin ve sonuçlarının Türk milletine hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum.

Seçim süreci boyunca fedakârca çalışan bütün teşkilat mensuplarıma, aday arkadaşlarıma ve ülkücü camiaya şükranlarımı sunuyorum.

Dr. Devlet Bahçeli
Milliyetçi Hareket Partisi
Genel Başkanı





Tayyip Bey’in Hoşuna Gitmeyecek Döküm

17 07 2007

BAŞBAKAN kürsülerden bağırıyor: “4.5 yılda Türkiye’yi uçurduk, uçurduuuuk.”

Şimdi Tayyip Bey’in Türkiye’yi nasıl ve nereye uçurduğuna bakalım:

Dünyanın en yüksek faizi Türkiye’de…

Dolarlarını getirip Türk parasına çeviren yabancılar yüzde 22 faizi cebe indiriyorlar.

Bu nedenle Türkiye’ye giren sıcak para 80 milyar doları geçti.

Borsanın yüzde 72’si yabancı yatırımcıların elinde.

Bankacılık sisteminin yüzde 42’sini yabancılar satın aldı.

Bir kez daha AKP iktidar olursa bu oranın yüzde yüze yaklaşacağına kuşku yok.

AKP iktidarında 80 yıllık cumhuriyet dönemindeki kadar borç yapıldı…

Türkiye’nin borcu 407 milyar dolar oldu. Yoğun özelleştirmelere karşın borç azalmıyor hızla artıyor.

İşsizlik facia…

Resmi rakamlara göre 3 milyona yaklaşıyor. Gerçek rakam nedir bilinmiyor.

Avrupa’nın en pahalı mazotu Türkiye’de satılıyor…

Türk insanı elektriğe Avrupalı’dan on kat fazla para ödüyor…

* * *

Belki Tayyip Bey kızıyor ama ne yapalım. Döküme devam:

Türkiye’deki büyümenin bütün rantını nüfusun sadece yüzde 5′i paylaşıyor. Yüzde 95′i havasını alıyor.

Bütün ekonomilerde büyüme görüldü. Türkiye’deki büyüme gelişmekte olan ülkeler ortalamasının altında kaldı. Yatırım yaparak, üretimi artırarak değil, ithalatımızı patlatarak, borçlanarak büyüyoruz.

4.5 yıllık AKP iktidarında yoksulluk, yolsuzluk, yoksunluk görülmemiş boyutlara çıktı…

Yolsuzluk ve talanın adı AKP ile bütünleşti

Vatandaş buna “Ali Dibo” adını taktı. Hemen her ilde “Ali Dibo”lar patladı.

Medya Başbakan ve bakanların çocuklarının 4.5 yılda nasıl servet sahibi oldukları haberleriyle doldu taştı…

AKP yandaşları para ve servet sahibi olurken 18 milyon insan yoksulluk sınırının, 1 milyon insan da açlık sınırının altında kaldı…

İşçi, memur, küçük esnaf, çiftçi başta olmak üzerene bütün dar gelirli kesimler perişan hale getirildi.

AKP iktidarının beceriksizliği yüzünden terör yeniden tırmanışa geçti…

Dış politikada hemen her mevzi yitirildi veya yitirilme noktasına getirildi…

Kıbrıs davasının peşi bırakıldı...

Avrupa Birliği Allah’a havale edildi.

Yunanistan’la sorunlar belirsizliğe itildi.

Kuzey Irak’taki gelişmeler sadece seyrediliyor.

* * *

Bütün bu döküme karşın Tayyip ile Abdullah Gül halkın karşısına çıkıp “Türkiye’yi uçurduk, uçurduuuk” diye bağırıyorlar.

353 milletvekiliyle 550 kişilik parlamentoda cumhurbaşkanı seçemeyen bir iktidar olarak boyunlarını büküp mazlumu oynuyorlar.

Meydanlarda din tüccarlığı yaparak, yoksul insanlara sadaka dağıtarak onların oylarını satın almaya çalışıyorlar.

Oy uğruna tarikatlara, cemaatlara teslim oluyorlar.

Sizce Tayyip Bey neden muhalefetten fellik fellik kaçıyor?

Adamın önüne yukarıdaki dökümü koyuverirler de ondan.

Tufan Türenç – Hürriyet





İbret Belgesi Rakamlar

12 07 2007

Emin ÇÖLAŞAN

 ecolasan@hurriyet.com.tr

İbret belgesi rakamlar

GAZETEMİZİN yazarı Prof. Dr. Şükrü Kızılot, ekonomide AKP iktidarının halkı kandırmaya dönük masallarını rakama dökmüş. Bunlar devletin resmi rakamları.

Ancak iktidarın masallarından, pembe tablolarından çok farklı. Biraz bol rakamlı olacak ama okumaya değer. Her biri ibret belgesi. Kısaca özetliyorum:

AKP iktidar olduğunda cari açık (Türkiye’ye gelen dövizle çıkan döviz arasındaki fark) 2002 Aralık ayında 1.5 milyar dolar. 2006 Aralık rakamı ise 3l.5 milyar dolar. Artış oranı yüzde 2 bin. Bu döviz açığı ağırlıklı olarak sıcak para denilen (kara para dahil) emanet para ile karşılanıyor. Riski çok büyük.

Dış ticaret açığı (ithalatla ihracat arasındaki fark) 2002 Aralık ayında 15 milyar dolar. 2006 Aralık ayında ise 53 milyar dolar. Artış oranı yüzde 241.

AKP iktidar olduğunda Türkiye’nin toplam borcu 222 milyar dolar. Bugün 400 milyar dolar. İç borçta artış yüzde 114, dış borçta artış yüzde 64.

AKP iktidar olduğunda kişi başına borç 3187 dolar. Bugün 5458 dolar. Doğan her çocuk bu miktar borçla doğuyor. Artış yüzde 71.

Özel sektörün dışarıya borcu 2002 Aralık ayında 44 milyar dolar. Bugün dışarıya borcu 126 milyar dolar. Artış yüzde 187.

Ailelerin bankalara borcu 2002 Aralık ayında 4.3 milyar YTL. 2007 Mayıs itibariyle bu rakam 24.4 milyar YTL. Artış oranı yüzde 467.

Tüketici kredilerinde 2002 Aralık ayı rakamı 2.3 milyar YTL. 2006 Aralık ayında 45.5 milyar YTL. Artış korkunç: Yüzde 1878. Halkımız borçla yaşar duruma getirildi. Ayrıca kredi kartı borçları toplamı 2002′de 4.3 milyar YTL. Geçen yıl 21.2 milyar YTL. Artış yüzde 393.

Yabancılara özel ayrıcalık: Temmuz 2006′da yabancıların devlet tahvili, Hazine bonosu ve borsa kazançlarının vergisi yüzde 15′ten sıfıra indirildi. Yabancılar vergi ödemiyor, Türkler bu gelirlere yüzde 10 vergi ödüyor.

Yabancı sermaye üretken ve ihracatçı olmayan sektörlere geldi. İş olanağı yaratmayan hazır tesisler yabancılara satıldı ve Türkiye bu parayla yönetildi. Bankalar, limanlar, havaalanları, Telekom, Petkim, araziler…

AKP iktidar olduğunda bankacılık sektöründeki yabancı payı yüzde 3. Bugün itibariyle yüzde 42. Artış oranı yüzde 1300. Cüzdanımız, evimiz, paramız, yabancıların denetimine girdi. Aynen borsamız gibi! Şu anda borsanın yüzde 7l’i yabancıların, sıcak paranın, kara paranın emrinde.

AKP iktidarı, rantiye kesimi ihya etti. Yabancıların 2002′de borsaya yatırdığı her bin dolar, şu anda 3586 dolar oldu. Dolar bazında kazanç oranı yüzde 259. Böyle bir örnek dünyada yok.

Esnaf zulüm altında. AKP iktidarından bugünkü rakamlara karşılıksız çeklerde artış yüzde 102, protesto edilen senetlerdeki artış yüzde 204.

Pek çok işyeri kapandı. Bu ne biçim büyümedir ki, AKP iktidar olduğunda 8 milyon olan vergi yükümlüsü sayısı, 2006 yılı sonunda 470 bin azalarak 7 milyon 530 bine indi.

Türk halkı, beş yıl boyunca dünyanın en pahalı akaryakıtını kullandı.

Pembe tablolar, büyümeler falan filan işte böyle!

VATANDAŞ MEKTUBU, YORUMSUZ!

“BEN Kırıkkale’den emekli olup Antalya’ya göç eden emekli Hamdi Demirhan. 17 Haziran 2007 Babalar Günü’ne kadar Pamukkale şirketinde şoför olarak çalışmaktaydım. O gün Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel esnafı geziyordu. Ben de aracımla oradan geçerken sesimi duyurmak amacıyla kendilerine ‘Sayın bakanım, emekli aç, bize zam yok mu’ diye bağırdım ve aracımla uzaklaştım. Bu söylediğim saat 15.10 dolaylarında oldu. Saat 16.30′da otogara döndüğümde firmamızın yetkili müdürü beni yanına çağırıp ‘Mehmet Ali Şahin’i protesto etmişsin, seninle çalışmamız zor’ dedi ve işten kovuldum. Onların açtığı bir telefonla beni işten çıkarmış oldular. Benim bildiğim bakan ve belediye başkanı, bize destek olması gereken insanlardır. İşsize iş bulacağı yerde insanı ekmeğinden, işinden eden değil. Tek suçum zam istemek ve sesimi duyurmaktı. Olur mu böyle Emin Bey, sorarım size. Bana verdikleri Babalar Günü hediyesini hiç unutamıyorum. Çok gücüme gidiyor. Normal bir vatandaş olarak tepkimi belirttim. Çalışmazsam ya hırsızlık yapacağım veya aç kalacağım. Çalışmak istiyorum ama engel oluyorlar. Şimdi işsizim ve boştayım. Sıkıntılı sıkıntılı dolaşıyorum. Sesimi sizin duyurabileceğinizi düşünerek yardımlarınızı bekliyorum. Teşekkür ederim.”

Evet, yorumsuz!





Hadi Oradan Sen de!

8 07 2007

Hadi Oradan Sen de!

Alişan SATILMIŞ

MHP üzerine ahkam kesmede nedense yerli yersiz bir çok kişi konuşuyor.


Sorulanlara verilen cevaplara bakınca öfkelenmemek elde değil.

Saçma sapan tahliller, tenkitler ve haksız garabet eleştiriler, iş olsun torba dolsun babından gündem oluyor.

Hele bir de kıyaslamalar var ki, resmen vicdan adına vicdansızlık söz konusu…

İnsaf dinin yarısıdır hadisi şerifinden habersiz olanların yaptıkları ayıptan öte resmen zan.

Konum ve statü tesciliyeti, sağcı ve muhafazakar bilinen şahsiyetlerin tahlilleri saçmalıktan öte garabet arz ediyor.

Eserlerini okuyup, hayranlık duyduğumuz şahsiyetler bir, bir patlıyor. Tercihini AKP ve RTE ile alakalandıran bir yazarın kalkıp MHP’li gibi konuşması hiç de etik bir durum değil.

AKP milliyetçi muhafazakar gören bir düşünce ekseni raydan çıkmış demektir.

Bunların söyledikleri karşısında; ”ya bak kimlere muhabbet duymuşuz” pişmanlığı ard arda gelen şoklama olmuş durumda…

Sağcı denilen işte bu tipler.

Tesciliyet markaları güce tapmak, iktidarlara yaranmaktır.

Din anlayışları da ya diyalogculuk yada mutezile-Eşariye arası bir mantık kurgusunda anlam bulduğundan gel gitlere göre tasnifleniyor.

Bilginin cenabet teşnisinde ahkam kesmek adına zikzak bir istikamet yolcusudurlar.

MHP ve Devlet Bahçeli’ye yönelik eleştirileri tercihlerinde samimiyetlerini ortaya koyuyor.

Samimiyet sınavında sınıfta kalanların Ülkücülere vereceği akıl zevzeklik etmekten başka bir mana taşımaz.

MHP metafizik algısını ahlakta ve dürüstlükte temellendirir.

Çalan, çırpan, katlar, yatlar, gemilerle anılanlar dindar ve metafizikçi oluyorlarsa bırakın biz sizin istediğiniz olmayalım ve aklınızı zorlayalım…

Efendi ahlak amaçtır, iktisat araç. Aracı, amaç kılanlar sizin tercihinizse ve onları Anadolu çocuğu görüyorsanız size söylenecek sözümüz.

“Çok komik oluyorsunuz çok!

Görünen o ki, siz de kapağı AKP’ye atıp nemalanma hevesindesiniz.

Bari, dini alet etmeyin niyetinize.

En basitinden bakın bakalım hangi partinin genel merkezinde mescit var.

Yetmedi mi parti genel merkezlerinin yanına yaklaşıp ferasetle bir bakın bakalım hangisinde Davut yıldızı, hangisinde Bilge Kağan buyruğu görünür.

Dolayısıyla siz deyyuslara düşmez MHP’nin dindarlığını AKP ile kıyaslamak.

Alişan SATILMIŞ





Apo’yu Kimler İdamdan Kurtardı ?

3 07 2007

TBMM zabıtlarından Meclis’teki 550 milletvekilinin Apo’nun asılması ile ilgili ne yönde oy kullandığını isim isim açıklıyoruz. Buyrun kim Apo’yu idamdan kurtarmış; Özellikle Tayyip Erdoğan okusun belki yalan söylerken yüzü kızarır…

Ayrıca http://omerozkan.wordpress.com/2007/07/08/ip-karmasasi/ adlı sayfada da çok güzel açıklanmış, bir de oradan inceleyin derim.

Apo’yu Kimler İdamdan Kurtardı ?

(TAM LISTE) Bilgilendirme amaçlıdır.

TBMM zabıtlarından Meclis’teki 550 milletvekilinin Öcal’ın asılması ile ilgili ne yönde oy kullandığını isim isim açıklıyoruz.

AKP’nin de TBMM’de 53 milletvekili ile yer aldığı, o zaman milletvekili olmayan Erdoğan’ın genel başkanları sıfatıyla misafir locasından izlediği AKP Grubu “EVET” oyu kullandı. Böylece 1 Ağustos 2002′deki olağanüstü toplantılarda idam cezası, yasalarımızdan çıkarıldı.

SADECE MHP grubu 117 milletvekili ile buna “RET” oyu verdi. Ancak diğer partiler ittifak yapıp idam cezasını kaldırarak Öcalan’ı da kurtardılar. MHP lideri Bahçeli’nin, “Gökkuşağı Koalisyonu” adını verdiği DSP, ANAP, DYP, SP, AKP ve YTP’li milletvekilleri, ittifak halinde idam cezasını kaldırdılar. O gün Apo asılmasın diyen AKP milletvekilleri dışında yine o gün Apo asılmasın diyen ama AKP’de olmayan birçok milletvekili de şu an AKP’nin milletvekili olarak TBMM’de bulunmaktadır.

Öcalan’ı kurtaranlar

Kanlı terör örgütü PKK’nın elebaşısı Abdullah Öcalan’ın idamıyla ilgili olarak TBMM’ye gelen dosyaya hangi milletvekilleri “ret” oyu vererek karşı çıktı, hangileri “kabul” oyu vererek Öcalan’ı idamdan kurtardı. Bunları, Meclis tutanaklarından alınan belgelerle yayınlıyoruz

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde MHP dışındaki tüm siyasi parti milletvekillerinden çoğu Bebek katili Öcalan’ı asılmaktan kurtaran yasaya kabul oyu verdiler. Demokratik bir Meclis’te yapılan oylama sonucunda da ret oylarının yetersiz kalması idam yasasının kaldırılmasına neden oldu. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, MHP’ye “Apo’yu asamadınız” suçlamalarına verilecek en güzel yanıt Meclis tutanaklarından alınan bu belgelerdir. O dönemde milletvekili olmayan Recep Tayyip Erdoğan, Meclis locasından AKP’li 53 milletvekiline talimat verip, kabul oyu kullandırarak Öcalan’ı asılmaktan kurtarmaya fiili olarak önayak oldu. Işte tarihi oylamada kullanılan oylar ve renkleri:

İdamın kaldırılması için “kabul” oyu kullanan DSP milletvekilleri

Tayyibe Gülek
Melda Bayer
M.Zeki Sezer
Uluç Gürkan
Ayşe Gürocak
Aydın Tümen
Hikmet Uluğbay
Mustafa Ural
Ertuğrul Kumcuoğlu
Sebahat Vardar
Hasan Macit
Ali Rahmi Beyreli
Hayati Korkmaz
Orhan Ocak
Sadık Kırbaş
Hasan Erçelebi
Mehmet Kocabatmaz
Ali Ahmet
Ertürk Şadan Şimşek
Necati Albay
Hasan Akgün
Fadlı Ağaoğlu
Ziya Aktaş
Nami Çağan
Yücel Erdener
Ahmet Güzel
Osman Kılıç
Necdet Saruhan
Sulhiye Serbest
Masum Türker
Erdoğan Toprak
Güler Aslan
Saffet Başaran
Mehmet Çümen
Şükrü Sina Gürel
Hasan Metin
Atilla Mutman
Rahmi Sezgin
Necdet Tekin
Fikret Tecer
Ahmet Arkan
M.Emrehan Halıcı
Emin Kara
Ismail Bozdağ
Nazif Topaloğlu
Ş.Ramis Savaş
M.Cengiz Güleç
Fevzi Aytekin
B.Fırat Dayanıklı
Hikmet Sami Türk
Ömer Üstünkol
Fikret Ünlü
Hasan Suna
Erol Karan

Idamın kaldırılması için “kabul” oyu kullanan DYP milletvekilleri

Tansu Çiller
Sevgi Esen
M. Halit Dağlı
M.Nedim Bilgiç
Mahmut Bozkurt
Ismet Attila
Musa Konyar
Ahmet Iyimaya
Yıldırım Akbulut
S.Arıkan Bedük
Mehmet Baysarı
Salih Çelen
Hasan Ekinci
Ali Rıza Gönül
A. Oktay Güner
Ilyas Yılmazyıldız
Necati Yöndar
Yahya Çevik
Necmi Hoşver
Mustafa Örs
Teoman Özalp
Oğuz Tezmen
Nevfel Şahin
A. Mehmet Çay
M.Kemal Aykurt
Mehmet Gözlükaya
Nurettin Atik
M. Salim Ensarioğlu
Salih Sümer
Ayvaz Gökdemir
Mehmet Sadri Yıldırım
Burhan Kara
Rasim Zaimoğlu
Hakkı Töre
Mehmet Dönen
Ramazan Gül
Turhan Güven
Hayri Kozakçıoğlu
Nurhan Tekinel
Hasan Ufuk Söylemez
Süha Tanık
Yıldırım Ulupınar
Mehmet Gölhan
M.Ali Yavuz
Ismail Karakuyu
Rıza Akçalı
Metin Kocabaş
Mehmet Sağlam
Metin Musaoğlu
Veysi Şahin
Ibrahim Yazıcı
Mümtaz Yavuz
Nevzat Arcan
Kemal Kabataş
Erdoğan Sezgin
Takiddin Yarayan
Kadir Bozkurt
Nihan Ilgün
Enis Sülün
Ali Şevki Erek
Eyüp Aşık
Ali Naci Tuncer
Necmettin Cevheri
Hacı Filiz
Faris Özdemir
Saffet Kaya
Mustafa Eren

Idamın kaldırılması için “kabul” oyu kullanan Yeni Türkiye Partisi (YTP) milletvekilleri

İsmail Cem
İbrahim Y. Bildik
Ali Tekin
İsmet Vursavuş
Gaffar Yakın
Gönül Saray Alphan
Oğuz Aygün
Esvet Özdoğu
Ahmet S. Sayın
Metin Şahin
Halit Dikmen
Tamer Kanber
M. Güven Karahan
Mustafa Karslıoğlu
Abdulsamet Turgut
Mahmut Erdir
Ali Ilıksoy
Evliya Parlak
Ali Günay
Edip Özgenç
Akif Serin
İstemihan Talay
Erol Al
Perihan Yılmaz Doğan
Bülent Ersin Gök
H.Hüsamettin Özhan
Bahri Sipahi
Cahit Savaş
Yazıcı Burhan Bıçakçıoğlu
Salih Dayıoğlu
Hakan Tartan
Kemal Vatan
Çetin Bilgir
M.Hadi Dilekçi
Nural Karagöz
Halil Çalık
M.Turhan İmamoğlu
Hasan Gülay
M.Cihan Yazar
M. Kemal Tuğmaner
Tunay Dikmen
Zeki Eker
Eyüp Doğanlar
Tarık Cengiz
Şenel Kapıcı
Metin Bostancıoğlu
Ahmet Zamantılı
Hasan Özgöbek
Mehmet Y. Ünal
Hasan Gemici
C. Tufan Yazıcıoğlu
Faruk Demir

Idamın kaldırılması için “kabul” oyu kullanan Saadet Partisi milletvekilleri

Rıza Ulucak
Latif Öztek
A. Cemil Tunç
Fahrettin Kukaracı
Sacit Günbay
Ahmet Sünnetçioğlu
Hüseyin Karagöz
Ali Oğuz
Osman Yumakoğulları
Bahri Zengin
A. Sever Aydın
Fethullah Erbaş
Oğuzhan Asiltürk
Yaşar Canbay
M. Niyazi Yanmaz
Musa Demirci
Temel Karamollaoğlu
Mehmet Bekaroğlu
Mustafa Kamalak
Hüsamettin Korkutata

İdamın kaldırılması için “kabul” oyu kullanan AKP milletvekilleri

Dengir Mir Fırat
Sait Açba
Mahmut Göksu
Mehmet Özyol
Akif Gülle
Ismail Özgün
Mahfuz Güler
Zeki Ergezen
Ismail Alptekin
Faruk Çelik
Mehmet Altan
Ertuğrul Yalçınbayır
Osman Aslan
Nurettin Aktaş
Tevhit Karakaya
Ali Er
Abdülkadir Aksu
Mustafa Baş
Ali Coşkun
Hüseyin Kansu
Mehmet Ali Şahin
Nevzat Yalçıntaş
Abdullah Gül-(Bir zamanların geçici Başbakanı idi),
Salih Kapusuz
Mehmet Vecdi Gönül
Osman Pepe
Remzi Çetin
Özkan Öksüz
Avni Doğan
Ali Sezal
Sabahattin Yıldız
Eyüp Fatsa
Musa Uzunkaya
Ahmet Nurettin Aydın
Abdüllatif Şener
M.Ergün Dağcıoğlu
Yahya Akman
Zülfikar Izol
Maliki Ejder Arvas
Hüseyin Çelik
Ilyas Arslan
Mehmet Çiçek
Ramazan Toprak
Kemal Albayrak
Abdullah Veli Seyda
Şükrü Ünal

Idamın kaldırılması için “kabul” oyu kullanan Bağımsızlar

Cemil Çiçek
Numan Gültekin
Mehmet Ağar
Mail Büyükerman
Mustafa Yılmaz
Rıdvan Budak
Zafer Güler
Mustafa Düz
M.Ali Irtemçelik
Ihsan Çabuk
H.Fehmi Konyalı

Idamın kaldırılması için “kabul” oyu kullanan ANAP milletvekilleri

Mesut Yılmaz
Mehmet Ali Bilici
Musa Öztürk
Halil Ibrahim Özsoy
Yaşar Eryılmaz
Celal Esin
Nejat Arseven
Birkan Erdal
Yücel Seçkiner
Cengiz Aydoğan
Cengiz Altınkaya
Yüksel Yalova
Edip Safder Gaydalı
Kenan Sönmez
Beyhan Aslan
Nurettin Dilek
Abdülbaki Erdoğmuş
Seyit Haşim
Hamimi Sebğatullah Seydaoğlu
Evren Bulut
I. Yaşar Dedelek
Mustafa Taşar
Mecit Pürüzbeyoğlu
Hakkı Oğuz
Aykut Levent Mıstıkoğlu
Erkan Mumcu
R. Kazım Yücelen
Bülent Akarcalı
Ahat Andican
Aydın Ayaydın
Şamil Ayrım
Mehmet F. Fırat
Ediz Hun
Yılmaz Karakoyunlu
Cavit Kavak
Emre Kocaoğlu
Nesrin Nas
Sühan Özkan
Şadan Tuzcu
Işın Çelebi
Sümer Oral
Işılay Saygın
Rıfat Serdaroğlu
Ilhan Aküzüm
Murat Başesgioğlu
Cemal Özbilen
Sefer Ekşi
Mehmet Keçeciler
Miraç Akdoğan
Ahmet Tevfik Özal
Ekrem Pakdemirli
Ali Doğan
Süleyman Çelebi
Ömer Ertaş
Hasan Özyer
Erkan Kemaloğlu
Şükrü Yürür
Sefer Koçak
Ahmet Kabil
Mesut Ahmet Yılmaz
Ersin Taranoğlu
Mehmet Çakar
Yaşar Topçu
Ali Kemal Başaran
Eyüp Cenap Gülpınar
Kamran Inan
Lütfullah Kayalar
Ataullah Hamidi
Burhan Isen
M. Salih Yıldırım
Zeki Çakan
Ali Güner
Yaşar Okuyan

İdamın kaldırılmasına “ret” oyu kullanan TEK parti olan MHP’NİN ONURLU ŞEREFLİ VATANSEVER milletvekilleri

Devlet Bahçeli
M. Metanet Çulhaoğlu
Ali Halaman
A. Fatin Özdemir
Recai Yıldırım
Hasari Güler
Abdülkadir Akcan
Mehmet Telek
Nidai Seven
Adnan Uçaş
Mehmet Arslan
Koray Aydın
Şefkat Çetin
Sedat Çevik
Ali Işıklar
Abdurrahman Küçük
Hayrettin Özdemir
Mustafa Cihan Paçacı
Şevket Bülent Yahnici
Osman Müderrisoglu
Tunca Toskay
Nesrin Ünal
Bekir Ongun
Orhan Bıçakçıoğlu
Ali Uzunırmak
Aydın Gökmen
Hüseyin Kalkan
Hüseyin Arabacı
Ibrahim Halil Oral
Ersoy Özcan
Süleyman Coşkuner
Burhan Orhan
Orhan Şen
Hakkı Duran
Irfan Keleş
Salih Erbeyin
Ali Keskin
Mustafa Gül
Mihrali Aksu
Mücahit Himoğlu
Ismail Köse
Cezmi Polat
Mehmet Ay
Ali Özdemir
Mehmet Hanifi Tiryaki
Mustafa Yaman
Bedri Yaşar
Süleyman Turan Çirkin
Mehmet Şandır
Mehmet Nuri Tarhan
Osman Gazi Aksoy
Mustafa Zorlu
Yalçın Kaya
Hidayet Kılınç
Enis Öksüz
Cahit Tekelioğlu
Ahmet Çakar
Mehmet Gül
Nazif Okumuş
Esat Öz
Bozkurt Yaşar Öztürk
Mehmet Pak
Mustafa Verkaya
Yusuf Kırkpınar
Ahmet Kenan Tanrıkulu
Oktay Vural
Arslan Aydar
Mehmet Serdaroğlu
Sabahattin Çakmakoğlu
Hasan Basri Üstünbaş
Ramazan Mirzaoğlu
Meral Akşener
Cumali Durmuş
Kemal Köse
Faruk Bal
Ali Gebeş
Mustafa Sait Gönen
Hasan Kaya
Basri Coşkun
Namık Hakan Durhan
Hüseyin Akgül
Ali Serdengeçti
Mehmet Kaya
Nevzat Taner
Metin Ergun
Ismail Çevik
Mükremin Taşkın
Mükerrem Levent
Cemal Enginyurt
Yener Yıldırım
Osman Fevzi Zihnioğlu
Ahmet Aydın
Vedat Çınaroğlu
Hüsnü Yusuf Gökalp
Lütfü Ceylan
Reşat Doğru
Nail Çelebi
Muzaffer Çakmaklı
Armağan Yılmaz
Ayhan Çevik
Ahmet Erol Ersoy
Mesut Türker
Şuayip Üşenmez
Ismail Hakkı Cerrahoğlu
Kürşat Eser
Sadi Somuncuoğlu
Şaban Kardeş
Hasan Çalış
Osman Durmuş
Abbas Bozyel
Ilhami Yılmaz
Mehmet Nacar
Birol Büyüköztürk
Mehmet Kundakçı
Müjdat Karayerli
Bekir Aksoy





Köpekler Gibi Öleceksiniz

1 07 2007

Sizler şeytanlarınıza uşak olmuş münafıklarsınız. Sizler müslümanları görünce biz de müslümanız Allah’a inanırız dersiniz. Korkunuzdan, menfaatinizden dersiniz. Kendi başınıza kaldığınızda nefsinize ve şeytanınıza uşaklık edersiniz.Dünyada var olan her şeyin kuralı vardır. Sisteme dahildir. Size ne oluyor da din üzerine ahkam keser oldunuz. Siz dini ne bilirsiniz! Siz hangi dini bilirsiniz?Siyaset uğruna, menfaat uğruna din hakkında konuşursunuz. Değil semavi dinler, hiçbir öğreti sizin pis ağızlarınızın siyasetine, politikasına meze olacak kadar ucuz değildir.

Sizler Allah’a inandık demekle Müslüman olunduğunu sanacak kadar cahilsiniz!

Şeytanın size işlerinizi güzel göstermesine ancak siz kanarsınız!

Siz “Allaha inanıyoruz biz de Müslümanız” deyince kimse çıkıp da siz nasıl müslümanlarsınız diye sormayacak sanmaktasınız. Kitaba inanmazsınız, modern yaşam uğruna Peygamberin yolunu terkedersiniz, hükümleri çağa uydurma peşinde koşarsınız, bırakın dini kuralları toplum örfüne göre pislik olan ne varsa yaparsınız sonra siz de mi müslümansınız?

Elbette değilsiniz!

Sizler için din ancak menfaat ocağıdır. Siz ihtiyaç duyduğunuzda müslümansınız! Allah’tan korkmazsınız, haya damarlarınız ise zaten kurmuş! Halkınıza, milletinize dahi saygınız yokken ne dini!

Din gününde kendinize muhatap araken halkınıza dahi hesabınızı veremeyeceksiniz!

Meydan müslümanları!

Ortam müslümanları!

Unutmayın, nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz;

Köpekler gibi yaşamaktasınız, köpekler gibi öleceksiniz!

Allah’ım soysuzların şerrinden, münafıkların şerrinden, seni bilmezlerin şerrinden bizleri muhafaza et! Hesap gününde hesabımızı kolaylaştır! Yüreklerimize ferahlık ver, ülkemizin birliğini, dirliğini gücünü muhafaza et ve artır! Elim cehennem azabına bizleri maruz bırakma! Günahlarımızı affet!

Amin!

Yazar: Abdurrahman SUHEYB