Türkiye son bir ay içerisinde artarda gelen şehit haberleriyle hüzüne bulandı. Geride bıraktığımız terör dolu günlere, Kuzey Irakta yaşanan gelişmelere kayıtsız kalan ve PKK yardakçısı peşmergeleri adam yerine koyarak tepemize çıkaran mevcut hükümetin sayesinde maalesef geri döndük. Sayın Erdoğan’ın Başbakanlığı esnasında Şehitler için ve Şehit anaları için sarf etmiş olduğu yakışıksız sözlerine zaten tepkisini en sert biçimse göstermiş olan halk, cenazelerde de susmadı ve tepkisini gösterdi.
Geçtiğimiz günlerde şehit düşen Mehmetçiğin Ankara’daki cenaze törenine katılan Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, ve kabinenin bazı bakan ve vekilleri cenaze töreninde halkın büyük tepkisiyle karşılaştı. Tepkiler karşısında suspus olmaktan başka bir çaresi olmayan Gül, bir vatandaşın “ Apo’yu besliyorsunuz “ suçlamasına kayıtsız kalamadı ve cevaben “Apo’yu kimin asmadığını biliyoruz” diyerek karşılık verdi. Aslında bu ifade AKP’nin ve diğer tüm partilerin, PKK terörü mevzu bahis olduğunda, eleştiriler karşısında kaçacak delik aradıklarında sığındıkları bir liman ve ağızlarına doladıkları aslı astarı olmayan bir ifade.. Gerçek şu ki Apo’yu idam dan kurtarmak için Mecliste yapılan oylamada MHP milletvekillerinin haricindeki tüm partiler “idama hayır” diyerek iradelerini ortaya koydular. MHP sahip olduğu 127 milletvekiliyle elinden geleni yapmasına karşın işbirlikçi medya tarafından Apo’nun asılamamasının sorumlusu olarak gösterildi.
Aslında Sayın Gül, Apo’yu asmak için kaç milletvekilinin gerekli olduğunu, yasalarda nasıl bir düzenlemenin yapılması gerektiğini herkesten iyi biliyor, ama yine de böyle bir ifadeyi kullanmaktan imtina etmiyor. Evet Apo’yu asmayanları herkes biliyor ; Apo’nun asılmasını, idama hayır diyen milletvekilleri engelledi.
Hükümet, tek başına iktidar olmanın verdiği rahatlık ve etkili muhalefetin olmamasından kaynaklanan başıboşluğun sağlamış olduğu rehavetle, işine gelmeyen her şeyi terbiyesizlik, saygısızlık olarak niteliyor, eleştirilere karşı çıkıyor ve kedisi haricindeki herkesin susmasını istiyor. Ankara, Manisa ve Şırnak’taki şehit cenazelerinde halkın göstermiş olduğu tepki karşısında kafalarını öne eğmekten başka çaresi olmayanlar, çok sevdikleri koltuklarına oturduklarında, işbirlikçi medyayı da yanına aldıktan sonra halkın verdiği tepkiyi “terbiyesizlik” , “cenazeye saygısızlık” olarak nitelediler. Türkiye’de otuz yıldır şehit cenazeleri tıpkı bugün olduğu gibi defnediliyor, 30 yıldır aynı sloganlar atılıyor, halk hep beraber ağlıyor şehitlerine. Bugüne kadar hiçbir iktidar şehit cenazelerinde atılan sloganlardan rahatsız olmadı ve hiçbir iktidar bu iktidar kadar teröre karşı duyarsız olmadı. Bu iktidar neden rahatsız oluyor? Çünkü onlar için ölen askerler “kelle” , askerlik ise yan gelip yatma yeri de ondan. Gösterilen tepkiler “ Her Türk asker doğar”, “Vatan sana canım feda” şiarını yaşam felsefesi olarak benimseyenlerin tepkileridir.
Şehit cenazelerinde atılan sloganların cenazenin maneviyatını zedelediği ve dinimizce uygun olmadığına yönelik açıklamalara gelince, 30 yıldır atılan şehitler ölmez vatan bölünmez sloganı şimdi mi sorun oldu! 30 yılı aşkındır 30 binden fazla şehidimizi maneviyatsız bir hava da mı defnettik! Bu tarz açıklamalarda bulunanlar eğer gerçekten cenazenin maneviyatından bahsediyorlarsa bugüne kadar alkışlarla, müziklerle yapılan cenaze törenlerine karşı neden bir açıklama yapmadılar? Asıl “motorize ekipler iktidara yardakçılık yapmak için için bu açıklamaları yapanlar değiller midir?
Şehit yakınlarının Hükümet yetkililerinden sadece Devlet Bakanı Sayın Abdüllatif Şener (dürüst olduğu için) ile tokalaşmasının, diğerlerinin yüzüne bile bakmamasının ve cenazede gösterilen öfkenin nedeni, Hükümetin PKK karşısındaki pasif tavrı, Türk askerine ve vatandaşa karşı sarf etmiş olduğu yakışıksız sözlerdir aslında. PKK terörü bağıra bağıra geliyorum dedi, son bir ayda 42 canımız aldı, hükümet hala bir şey olmamış gibi hareket etmeye devam ediyor, sabır istiyor ve susun diyor… Sabrı tükenenlerin, terör karşısında susmam diyenlerin sesi olacağız.
“ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ”
Hakkı ŞEKERBAY / Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Merkezi Eğitim Masası
Son Yorumlar