Görüyoruz, Türkiye gariplikler ülkesi? Bu ülkeyi yönetenler garabet içerisinde, ?bu ülkenin? çocukları gariptir?
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin şerefli bir mensubu olmayı, ABD’nin ?bizim çocuklar? hitabına tercih eden, ihtilalci ve inkârcı Kenan Evren; 90 yaşında olsa bile, ?kimin çocuğu? olduğunu unutmamakta ve kendine yakışanı yapmaktadır.
Barzani her fırsatta Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik tehdit ve tahrik yüklü açıklamalar yaparken, ?Kürdistan’a alışın?? derken, Kuzey Irak’ta, Kerkük’te Türkmenlere yönelik baskılar artmışken, PKK terörü Kuzey Irak dağlarından Mersin’e, İstanbul’dan Batı Avrupa’ya kadar bir tehdit unsuruyken; Kenan Evren, Ali Şen, Osman Baydemir, Aysel Tuğluk, Ahmet Türk, R.T.E, Abdullah Gül, Cüneyt Zapsu? İsmini sayamadıklarımız da dâhil olmak üzere, bu ve benzeri ?karakter yalamalarını? aynı safta buluşturan nedir?
Kenan Evren bir ordu mensubu değildir, kaldı ki eski bir ordu mensubu, bir genelkurmay başkanı olarak nitelendirilmesi ya da ona eski bir ?Türk subayı? denilmesi kesinlikle yanlıştır. Çünkü giydiği üniforma ile sahip olduğu zihniyet, oturduğu makamlar ile sahip olduğu vasatın altındaki zekâ, en hafif tabiriyle ?haram ile helal? kadar birbirine uzaktır.
Türkiye’nin içinde bulunduğu bu kritik süreçte, çıkıp ?eyalet sistemine? yönelik açıklama yapması, bu şahsın kimliğini ve geçmişten beri hangi safta olduğunu bir kez daha haykırmasıdır. Evren şunu daha net söylemelidir; bu eyalet fikrinin kaynağı neresidir? Kimler bu projeyi onun aklına sokmuştur ve bu zamanlamanın anlamı nedir? ?Zaten belli? demeyin, konuşuyor ya; konuşsun ve kendinin gerçekte ne olduğunu, ne düşündüğünü açık açık söylesin ki, ?kafa karışıklığı? kalmasın. Bu milletin o dillere destan unutkanlığı, kafa karışıklığı hastalığındandır.
Kenan Evren hainlerle aynı saftadır. Kenan Evren; ABD, PKK, İsrail ve İngiltere ile aynı saftadır.
Kenan Evren; Atatürk’ün, Türkiye Cumhuriyeti’nin, milli devletin, Türk Milliyetçiliğinin ve
Türkeş’in karşısındadır.
Dün neyse, ne yaptıysa, bugün de odur ve üzerine düşeni ?vazife şuuru? ile yapmaktadır. Milletimiz aciz duruma düşmemek için, bu sefillerin söylediklerini asla unutmamalıdır.
Ama Türkiye gariplikler ülkesi? Bu ülkenin aydınları garabet içerisinde, ?bu ülkenin? çocukları gariptir?
Bu konu gündemi fazlasıyla meşgul ederken, ülkenin maruz bırakıldığı karanlık tabloya bakıp, ?tehlikenin farkında mısınız?? diye soranlar var. Cumhuriyet Gazetesinin reklâmı malumunuz. Ancak bu zevat, ?saatler yüz yıl geri alınacak? diye cumhurbaşkanlığı seçimlerine gönderme yaparak, zihniyetlerinin ve ufuklarının darlığını, AKP’nin ekmeğine yağ sürerek göstermektedir.
Ülkemize, milletimize, devletimize, bölünmez bütünlüğümüze, Türk kimliğine, değerlerimize ve inançlarımıza yönelik bunca tehditler var; her geçen gün ülkemizde, bölgemizde ve dünyada yaşanan sürece baktığımızda, bu durumun ağırlığını hissediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti tasfiye edilmeye çalışılıyor. Ülkemiz her alanda toplumsal bir sancı ve buhran içerisinde?
Bu tabloya bakıp, ?neye, neden karşı olduğumuzu? iyi idrak etmeliyiz. Bu ülkede ?ne, neye rağmen yapılabiliyor ya da yapılamıyor?? bu sorunun cevabını vermeliyiz.
?Milli irade? elbette bu yanlışlıkları ve soysuzlukları görecek, bu soruların cevabını, tavrını ve teveccühünü sandıkta gösterecektir.
Tehlike büyüktür ve biz bunun farkındayız. Ancak bu zihniyet sahipleri sordukları soruya verdikleri cevap itibariyle, hiçbir şeyin farkında olmadıklarını göstermektedirler. Bu itibarla, Türkiye’nin öncelikli sorunlarının belirlenmesi konusunu bir türlü idrak edememektedirler.
Türkiye’nin sorunu ?milli menfaatlerini milli kimliği temelinde? belirleyememesi, bu gücün icazetinin sadece ?milli irade? olduğunu görebilen kadroların iktidara taşınamamasıdır. Yoksa her sorunu ?rejimle ve laiklikle? ilişkilendirirseniz, ?sahte çığırtkanlıklara? bu millet teveccüh göstermez ve AKP zihniyetinin ekmeğine yağ sürersiniz. Üstelik bu çığırtkanlara dikkatlice bakıldığında, sanki AKP zihniyeti ile bunlar karşı karşıya imiş gibi gözükse de; aslı itibariyle aynı projenin dâhilinde oldukları, aynı projenin uzantıları oldukları görülecektir. Yakın tarihimize neler olduğunu iyi okuyanlar bu durumun idrakine varacaktır; yanılıyor muyum?
Bu noktada; ülkemizde ?adet olduğu üzere? toplumu çeşitli tasniflerle tanımlamak gerekirse; Devlet Bahçeli’nin de işaret ettiği gibi, artık ?ya teslimiyetçisiniz, ya milliyetçi??
Herkes kararını vermelidir. Durum vahim, yol uzun, iş çetindir. Bu ülkenin umutları tükenmemiştir, bu ülkede derinliğin, sağduyunun, sabrın ve imanın timsali olan Türk Milleti son sözünü söylememiştir. Bu ülkede, Türk milliyetçileri son sözünü söylememiştir.
Bu anlamda herkes şu sorunun cevabını, ?ama, fakat, lakin, hık-mık, kem-küm? demeden vermelidir; teslimiyetçi misiniz milliyetçi mi?
Evet, Türkiye gariplikler ülkesi? Bu ülkenin fikir iklimi garabet içerisinde, ?bu ülkenin? çocukları gariptir? Fakat bu bizim kaderimiz değildir vesselam?
Son söz; milliyetçi olmayanların kaderi ?mankurtluktur? yani ?çağdaş kölelik??
Milliyetçilerin tavrı ?bozkurtluktur? yani ?hür yaşama iradesi??
Erkan ÇAKICI – www.ulkuocaklari.org.tr
Son Yorumlar